Merhaba,
2009 yılında öğretmenlik mesleğine evimin yanındaki okula atanarak başladım. Çok şanslı olduğumu hep düşünürdüm ama evimin yanına atanarak tescilledim. Aynı yıl Abd için burslu master programına başvuru yaptım ve kabul edildim. Abd deki okulumu ayarladım hatta masterdan sonra Türkiye'de hangi ünversiteye döneceğim bile ayarlanmıştı.Noter işlerini çok çabalayarak hallettim çevremde çok şükür bana destek olan ve koşulsuz kefilliği kabul eden insanlar vardı. Sırada uçak bileti vardı ama ben gidip gitmeme konusunda hala kararsızdım. O zaman erkek arkadaşım şimdi eşim o yıl masterini bitirip Turkiyeye dönüyor ve işe başlıyordu,ben gidersem 3 yıl Amerika 6 yıl Turkiyede çalışacağım üniversitede zorunlu görev yani toplam 9 yıl ayrı kalacaktık belki bu sebeple belki de Amerika beni korkuttuğu için Abd de Master hayallerime veda ettim. Ailem ben ne istersem saygı duydular, gidiyorum dedim tamam dediler gözleri dolu dolu, vazgeçtim dedim ‘neden diye’ sormadılar. Benim hayallerim yarım kaldı ama çok güzel bir mesleğim ve can dostum eşim ve 2 çocuğum var.
Okulöncesi öğretmenliğinde sıradanlığa yer yok. Çok hızlı gelişen teknolojiye ayak uydurarak kendimi geliştiriyorum, sürekli arayış içinde olmamın altında yatan sebepleri belki de bundandır. En sevdiğim yöntemde yaparak yaşayarak öğrenmedir. Yaşam ilerledikce teknoloji geliştikce ben araştırmaya öğrenmeye ve öğretmeye devam edeceğim.